Kayıtlar

Niye bulamadım

Seni sokakta aradım,  Kırda bayırda aradım.  Vapurda yatta aradım  Seni her yerde aradım.  Bir kalbime bakmamıştım  Meğer ondan bulamadım.  Gürcan Onat, 31.08.2019, 00.05, Fatih.

Eşyalar ne diyor

Dinledin mi hiç, çevrendeki eşyaları?  Koltuk ne diyor, masa ne diyor?  Ya duvar, çok mu sessiz duruyor sence?  Dikilmiş önünde, haykırıyor olmasın, olanca gücüyle…  Evet, dostum kâinatta sessiz bir şey yok, kanaatimce  Her biri bir şey diyor, kendi lisanınca  Okumaya çalışmalı, karınca kararınca  Kulak verip, kalbe yol açmalı anlayınca…  Eşyalar, önde setri sebeptir  Esbabın arkasındaki, müsebbiptir.  Müsebbip, sebebi koymuş ki öne;  Yalnız aşabilen gelsin, girsin gönle.  Gürcan ONAT, 10.09.2011

O mod

Bazen canın sıkılır;  Bir şey yapmak istemezsin,  Aylak aylak oturur, boş boş bakınırsın.  İşin ilginç yanı, beynin de sanki çalışmaz olmuştur.  Havadan değil;  Kapalı da olsa, güneş de olsa,  Yemyeşil çimenler de olsa,  Hatta bahar yeni girerken,  Kuş cıvıltılarının arasında da...  İşin de değil, eşin de değil,  Çocuklar hiç değil…  Ne olduğunu bilemezsin.  Bir durgunluktur…  Akıl dahi donuvermiş.  İşte o an;  Geçmişteki nice hazlar dahi anlamsız gelir,  Öyle oturursun,  Gözlerin dalmış gitmiş,  Fakat hiçbir his, duygu kıpırtısı yok.  Renkler de sanki tek renge bürünmüş.  Bilir misin kalbinin atışını ne değiştirir bu durumda?  Bir koku!  Evet bir koku.  Geçmişten gelen o hatıranın kokusu.  Eğer o anda dolarsa ciğerlerine;  Birden bir dalgalanma olur, gözlerinin içinde,  Takıldığın ufkun çizgisinde,  Kalbin hafiften başlar ritmini artırmaya,  Süzülü...

Şiir sana

Şair bana bir şiir yaz,  İçinde huzur olsun, aşk da biraz  İçimi ısıtsın, dışarısı ayaz,  Renkli olmasın, sadece siyah beyaz.  Siyah, hüzne bürünmüş kalbimi ifade etsin.  Aydınlığın tüm ihtişamı da onun kalbini anlatan beyaz, olsun.  Ne o yaklaşın bana, ne ben ona.  Aşk dolu beyaz geldi mi yok olur hüzün dolu siyah, zira.  Gürcan Onat, 31.08.2019, 01.20, Fatih.

Şiir ısıtır içini

Şiir ısıtır mı içimi, sana böyle yazarken?  İçimde oysa bunca fırtına, kara kış hüküm sürerken  İsterim elbette, rüyalarıma bahar gelsin  Renkten renge bulansın kelebek gibi, hayalim.  Islak ıslak koksun,  Sevda hayali benimki umutsuz, visalden yoksun  Iztırar hep aşığa mı tutkun?  Talih bu sefer sevene dokunsun  Işık asıl gece kıymetleniyor,  Rüya ise uykuda ömür sürebiliyor.  İşte benimki böyle bir rüya  Çaresi olmayan, ama çabalayan güya  İstesem de istemesem de altımda sürekli dönen bir dünya  Nafile esiyor rüzgarlar artık ha lodos, ha poyraz  İçimi ısıtan sadece şiirmiş, sen de hiç durma, sürekli yaz.  Gürcan Onat, 06.09.2019, 02.15, Fatih.

Satırlar

Kitapların satır aralarında telaş ile gezersin,  Her ne kadar satırlar sâdır olmuşsa da yüklü sadırlardan,  Anlamam ki sen neden sadrın sahibine rücu etmezsin.  Bir rücu bin satıra bedel belki, lakin hiç düşünmezsin.  Aradığın her ne ise, bil ki satırlarda bulamazsın,  Satırlar ancak, belki yüklü gönüllere götürür seni,  Gönüllerin de sahibi var, bak her gün yeni tecellide.  Rahmet kolları hep açık onun, sen neden idrak etmezsin.   Gürcan Onat, 16.09.2019, 0010, Fatih

Seni beklerken ben

Seni beklerken ben sen oluyorum, biliyor musun?  Gözlerim tararken ufku, gözlerimde hep hayalin,  Kulaklarımda çınlayan sürekli, o nağme sesin,  Rüzgâr dokunurken yüzüme sanki olmuş tülbendin,  Burnuma gelen her koku, o rayiha sanki senin,  Kalbimin her köşesini tutmuş olan senin aşkın  Ruhumu sarmalamış olan bitmeyen muhabbetin  Sen aslında hem geçmişim hem anım hem geleceğim.  Seni beklerken ben sen oluyorum, biliyor musun?  Gürcan ONAT, 19.09.2019, 14.30, Fatih.